Hmm, uzaklardan bir söylenti, ha? Aklını imha edebilecek güçte bir kozmik varlık olduğumu biliyorsun, değil mi? Yine de biraz eğlenebiliriz sanırım. Fısıltılara göre doğunun bataklarının altındaki suda kazılıp çıkarılmayı bekleyen bir şey çınlıyormuş.
Özel Uçandisklerimden birini denemek ister misin? Buranın güneybatısında oynanmaya başlayan Jarvonya uçandisk golfü 'nü bir denersin belki. Bourbantalk'ta mıydı? Ne bileyim, yer isimlerini karıştırıyorum bazen.
Daha iyi kayak yapmaya başla.
Daha gelişmiş Kayaklarımdan birini kullanmaya başlamak ister misin? Buranın güneyindeki bölgede, Kasbrant Düzlükleri'nde başlayabilirsin. Duyduğuma göre orada Klasik kayak yapmak için yeterli alan varmış.
Suyun altuna göz atmak ister miydun? En cüzelinden bi' Paslı dalış başlığı deneyesun. Ha buni kafana geçurdun miydu suda ayna gibi göreceğsun! Hadi, ne duraysın? Ama bilesun ki gerisi elimde kalmamuş idur... Yere batasuca loncadaki Bert dalış üstü ticaretinu purnumun ucundan kaçıruverdu. Pantolonları geturen gemilerin ise hepisi suyun dibini boyladı! Bütün uyuz sanduklar derinlerde kayboldu. Yine de bak, eğer ki başlık lazım ise, ha buraya demir atacak isun!
Kara Gözlü Zirve'de biraz Mağaracılık yaparak mağaraların engin derinliklerini keşfetmekten daha heyecanlı ne olabilir?! Eh, elbette tek parça halinde geri döndüğün müddetçe. Yoksa kemiklerini bulup geri getirmek büyük zorluk çıkarabilir. Yine de birçokları şu kayıp medeniyetten kalma bir Antik ankh veya başka bir iz bulabilmek için oraları araştırıyormuş.
Güneydeki yarasa mağarası.
Buranın güneyinde kalan şu virane takıcılık kulesinin etrafında uçuşan bir sürü yarasa gördüm. Bahse varım oradaki mağarayı biraz gözlemlersen yarasaların göç güzergahını çözebilir, hatta onları takip edebilirsin! Haberin olsun, o tarafa geçmek için Kara Gözlü Zirve izin belgesi lazımdır. Yanında birkaç tane Işık kaynağı götürmeyi de unutma!
Kuzeye giden macera!
Duydum ki kuzeydeki buzulda keşfedilmeye değer bir şey yatarmış. Muhtemelen yolu bulabilmek için eline Gizemli kuzey haritası geçirmen lazım tabii.
Kayıp hazine?
Son günlerde civardaki insanlar buralarda önemli eşyalarını kaybettiklerini bildirip duruyorlar. Biraz Hazine avı yaparak kayıp şeyleri bulabilir misin diye bir dene. Bir bakalım, en nadiri neymiş. Ah, anlaşılan birileri Yapay kar tanesi kaybetmiş. Bu karlı arazide onu bulması ne kadar zordur tahmin edebiliyorum.
İşleri tamamlayıp yerel halka kendini sevdirmekte güçlük mü çekiyorsun? Duyduğuma göre güneydeki işler daha da zormuş. Ama karşılığını da daha iyi alıyormuşsun. Yine de bunca iş zor geliyorsa, bazı gençlerin güneydeki kaplıcanın oralarda Kızak için malzeme toparladığı haberini aldım. Belki de bundan bir oyun çıkarmalarına yardım edersen, takdirlerini biraz kazanırsın!
Nereden tüy bulunur?
Biraz Tüy mü arıyorsun? O işi kuşlara bırak. Frusenholm gibi göl kıyısındaki herhangi bir kasabada şansını Kuş beslemeden yana kullanabilirsin.
Dolaşan yol mu? Olsa bile sana söyler miyim hiç! Jarvonya geçiş izni olmadan mümkünatı yok! İnat ediyorsan gidip solungaç çıkarmayı veya yarasalar gibi kanat kullanmayı deneyebilirsin. İğrenç yaratıklar! Şu şeyleri gören herkes mutlaka onlardan uzak durmalı.
Daha iyi kayak.
Hisarın diğer tarafında güzel bir Paten kayağı alanı olduğunu duymuştum. Birçok kayakçı Meşe kayak kullanmaya başlamadan önce orada biraz alıştırma yaptığını söylüyor.
Kasabadan uzakta, ormanın ortasında yaşıyorum da bana ormanda bir şey duyup duymadığımı mı soruyorsun? Elbette ki duyuyorum. Çeneleri durmak bilmeyen şu geveze ağaçların kökleri en derinlere uzanıyor. Hepsini koparıp atmalı! Eminim biraz Yakacak odun hazırlama işinden sonra Ağaca tırmanma pençesi kullanarak bunu kolaylıkla yapabilirsin. Hadi iş başına!
Lanetli bıçkıhane?
Barbantok'taki Barbantok Bıçkıhanesi'nin lanetlenmiş olduğuna dair dedikodular ara sıra kulağıma geliyor. Ama normalden daha verimli bir bıçkıhaneymiş, belki de dost canlısı bir hayalettir? Kes bakalım şu kütükleri!
Vücut çalışan ayılar.
Sanırsın ki buralardaki ayılar bir nevi Ağırlıklı süveter giyiyor. Neredeyse ağaçlar kadar dayanıklı ve de ağırlar. Belki de biraz Ayı avına çıkarak neler varmış kendin bakarsın.
Eskiden satmakta olduğum bir Mavi buz orağı vardı. Ama buzda kayıp düşerek kaybettim onu. Bulmak istersen biraz Buzulda toplayıcılık yapmayı deneyebilirsin. Tahminimce her yer buz kaplı olduğu için görüp de bulman zor olacaktır. Tıpkı şey gibi... İnsanlar ne diyordu hani? Samanlıkta iğne aramak mı?
Geçen gün Çorap aktarımı sırasında rezil bir rüzgar şehre gelerek hepsini dört bir yana dağıttı! Biliyorum, çok saçma. Ama şimdi insanlar çöp yığınlarının içinde çorap bulup duruyorlar. Muhtemelen leş gibi karides kokusuyla birlikte belki birinin atmış olduğu Basit meşale de buluyorlardır.
Terzihaneleri kolla.
Giysilerim mi? Evet, bayağı güzeller, değil mi ya? Frusenholm'de Basit Terzihane kullanarak Terzilikle uğraşanlar yaptılar. Herkesin kullanmasına izin verecek kadar da kibarlar.
Buradaki kayak tutkunlarından öğrendiğime göre Jarvonya'da Kayak ile geçilebilecek bir sürü kestirme yol varmış. Büyüsüz Orman'da bulamazsan bir de doğudaki Frusenholm'a bakmayı dene. Duyduğuma göre dükkanlarında birkaç nadir ve ender çeşit satılıyormuş.
Basit atölye lazım mıydı?
Kulağıma Zanaatkarlık'a yeni başlayan insanların Frusenholm'daki Basit Atölye için sürekli doğuya gittikleri geliyor. Dükkanların sattığı aletlerden daha iyisini kendin yapmak istiyorsan oraya bir uğrayabilirsin. Ne yazık ki bankaları olmadığı için bu yolculuğa hazırlıklı çıkman lazım.
Ayaz Dağı'na doğru giden kalabalık grup.
Görmeye değer kalabalık bir grubu kıl payı kaçırdın. Hep birlikte Ayaz Dağı'na gidiyorlarmış. Aralarındaki madenciler son Jarvonya çengel bulmacası kopyalarımı da aldı. Böğürtlen toplayıcılar ise acayip bir Kuş tüyü pelerin giyiyordu. İçlerindeki birkaç ciddi dağcıda da parlak bir Demir termos gördüm sanırım.
Garipliğe gel.
Herkesin hakkında konuştuğu şu "g" harfini duyup duruyorum. Dediklerine göre onu bulup da dokunanın başına iyi bir şey gelecekmiş. Buralarda kapı kapı onu arıyorlarmış.
Kuyruklu yalanlar.
Kızın biri tavernadakilere başına Tavşan kulağı takmış insanları Norsak Ovası'nda gördüğünü anlatıyordu, muhtemelen Tavşan takibi yapanları şakalamaya çalışıyorlardır.
Karşına çıkacak diğer insanlara kulak vermeyi unutma. Seninle paylaşacakları bir-iki iyi "söylentileri" olabilir. Hatta bazen "WalkPedi"ye not alabileceğin şeyler hakkında bilgi verebilirler. Mesela Çulsuz Çukur konumunda Yer üstünde bakır madenciliği yapabileceğin gibi!
Kallaheim'da bir banka var!
Duyduğuma göre Kallaheim'da değerli eşyalarını saklayabileceğin bir banka varmış. Son derece iyi korunan muhafazalı bir yermiş. Envanterini doldurup taşırmadan hazinelerini güvende tutmak istiyorsan gitmen gereken yer işte orası. O bankaya koyduğun şeyleri daha sonra başka bankalardan alabilecek olman da ayrıca güzel şey!
"İyi" olanı aramak.
İsmi gayet açıklayıcı olan dışarıdaki Herbert'ın iş panosu'na bakıyor olabileceğini duydum. Arada sırada bir şeylerin "İYİ" halini istiyor olabilirim. Onlar normal malzemelerden daha nadir bulunurlar. Her gün dağıttığım bedava malzemelerden alarak iyi malzemeleri bulma işinde yardımcı olacak aletler üretmeyi unutma!
Yakın zamanda doğudaki Kızıl Kıyı'ya geri gitmem lazım. Vücut sörfü yapmak için çok güzel dalgalar olduğunu duydum da! Oradakiler ilk başta Can yeleği kullanmaya ihtiyaç duyup da yüzmeyi iyice öğrendikten sonra onları geride bırakırlarmış. Yakındaki harabede Kano yapmak için bir tane lazım bana ondan.
Canım kardeşim Horus! Bengiyuva'daki Altın Kase'dedir o! Mutlaka bir ziyaret et. Hemen oradaki Meltem Dükkanı'nda Horus'un anlattığı güzel hikayeleri dinlemeyi seven iyi de bir kız bulunur. Çok güzel şeyler satar. Basit mıknatıs ve Basit böcek yakalama ağı sattığını görmüştüm. Bunları eğlenceli şeyler yapmak için kullanabilirsin!
Morus ürkütücü hikayeler anlatır!
Canım kardeşim Morus! Sintinetepe Limanı'ndaki Altın Kase'de elinden geleni yapıyor, bundan ne kadar nefret ettiğini söylese bile! İnsanlara yardım etmek için her şeyi yapar ve çok keskin gözleri vardır. Burada Antikacılık yapanlara yardım edip koleksiyonu için Meteor parçası bulmuşluğu bile var! Dediklerine göre hala bulunmayı bekleyen birkaç parça daha varmış.
Gemilerde talim var!
Limanda her zaman görülmeye değer bir manzara var! Oradaki gemilerin her daim Gemi gövdesi tamiri yapanlara ihtiyacı bulunur, ve bunu yapan hemen herkeste Denizci şapkası görebilirsin. Konuştukları dil ise bir hayli enteresan.
Eberhart Köşkü Mutfağı'nda her zaman Gönüllü aşevi çalışması için yardıma ihtiyaç vardır. Yardım etme konusunda öne çıkanlara Aşevi rozeti ile birlikte o saygın mutfağı kişisel işler için kullanma izni verdiklerini de duymuştum. Tabii mutfağı aynı anda kullanan başkalarını idare etmek gerekecektir.
Birkaç çiftin Kelebek yakalama için ellerinde Böcek yakalama ağı ile Ağıltarla'ya doğru gittiklerini duydum. Dediklerine göre kelebekleri birlikte yakalayıp geri salması çok romantikmiş. Üstelik Mavi lotus kelebeği yakalayabilirsen mutlu bir ilişkiniz olması kesinleşiyormuş. Hatta bazı insanlar hava kararana kadar bekleyip yakaladıkları Ateşböceği kavanozu ile birbirlerine gösteriş yaparlarmış.
Gazap üzümlerinin tıpasını aç!
Bir arkadaşımdan üzümlerin köpekler için zararlı olduğunu öğrendiğim gün gidip hıncımı Şarap üzümü ezme ile çıkarmam gerekti. O gün öyle çok üzüm ezmiştim ki... Biraz daha ezersem sıvının kaybolan Eberhart tirbuşonunu varilin dibinde görebileceğimiz kadar duru olacağını söylemişlerdi! Haha!
Kardeşim Morus mu? Sintinetepe Limanı'ndaki A.K.'de bulabilirsin onu! Bazen biraz huysuz biri olsa da yüzünü nasıl güldüreceğimi iyi bilirim! Yanımda bana Frusenholm'dan gönderilmiş olan şu Altın uçandisk'mi götürüp onunla biraz GDTE uçandisk golfü oynasam yeter!
Karabüyü Limanı'ndaki Borus!
Kardeşim Borus! Karabüyü Limanı'ndaki A.K.'de bulabilirsin onu! Orada Erdwise Takı Fabrikası da bulunur bak! Cüzdanını yanına almayı sakın unutma! Borus bir keresinde unuttuğu oraya içeri girebilmek için gidip getirmesi gerekmişti de! Hahaha!
Duydum ki buralarda Ormanın içine yürüyüş yapan kimileri kendilerini bataklığın ortasında buluveriyormuş. Böyle bir şeye kalkışmak istersen temkinli olmanı öneririm, oralar çok karanlık olduğundan yanında birkaç Işık kaynağı götürmeyi unutma. Önümü göremem de batağın birine düşerim diye o kadar korkardım ki Gelişmiş dalış teçhizatı ile giderdim herhalde ben! Haha!
Kardeşim Horus mu? Olamaz, lütfen Bengiyuva'daki Altın Kase'de onu bulmayı düşünme bile. Hakkımızda kimsenin duymak istemeyeceği bir sürü şeyi dinlemek zorunda kalırsın. Oraya Bengiyuva karma iş panosu için gitmek istemediğine emin misin? Veya belki de hiç gitmesen? O kadar kuvvetli rüzgara rağmen şehir duvarları olmayınca bir şeyin kenarından düşmen işten bile değil!
Borus'la karşılaşırsan dikkat et.
Kardeşim Borus mu? Ah be, Karabüyü Limanı'ndaki Altın Kase'yi kararlılık ve cesaretle idare eder o. Oranın yakınındaki bataklıkta insanların dev yılanlara yem olduğuna dair hikayeler duymuştum. Olur da oradayken kazara İne doğru yürüyüş yapıp da nasıl geri döneceğini bilemezsen tek çaren Canını kurtarmak için kaçıştır. Hemen ilerideki ürkütücü harabeye varırsın belki ama yılan yemi olmaktan iyidir!
Güzel bir esintiye bayılırım! Buralarda gezen sporcuların Havadar pantolon giydiklerini gördüm. Ben de bir tane almak isterdim ama Ev sıçrayışı konusunda hiç de iyi değilim. Son derece özgür hissettiriyor olsa gerek!
Bazı insanların yarasaları takip ederek bataklığın içlerine kadar girdiğini duydum. Öyleymiş ki, böyle yaparak bataklıktaki gizli bir mağarayı bulabiliyorlarmış. Muhtemelen bataklığa girmenin yepyeni bir yolunu da buluyorlardır.
Ölümcül zehir.
Panzehir mi lazım? Elimizde biraz düzgün Yarımçene zehri olsa daha çok seçeneğimiz olurdu elbet. Yarımçene takibi yapanların çoğu bu zehri aramaya gönüllü olmaz. Zira aptal yılanın halihazırda sürüsüne bereket kurbanı var zaten.
Gazete?
Çıldırmış gezginler ve buçukluklar bu bataklıklarda sürekli saçma sapan hikayeler anlatır durur. Bazıları şu elime geçen Batakadam makalesi gibi resimler çizip bu hikayeleri yazarlar bile. Bataküstü'nde Timsah avı yaparken yem olarak kullanmıştım.
Duyduğuma göre Kasbrant'ın Mezarı civarındaki Mızraklı deniz balıkçılığı yapılan yerlerde hala eski mürettebattan kalma bir Göz bandı bulabilirmişsin. Olur da bir tane bulabilirsen artık onların ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum.
Zaten yapmıyor musun bunu? Haha! Eh, Su altında yüzme faaliyetiyle becerilerini sivriltmek için Elara'nın Lagünü'nde pratik yapabilirsin. Hatta şansın varsa akıntının içinde kendine bir çift Palet bile bulabilirsin.
Çukurlara doğru!
Karagelgit Çukuru tarafına gidersen dikkatli ol. Oradayken Fosil kazısı yaparsan eline pek bir şey geçmeyebilir. Birkaç fosil çeşidi var diyorlar ama çok da kırılganlarmış. Çıkarabildiklerini duyduğum en sağlam şey bir Denizatı fosili idi. Yani başka fosilleri çıkarması ne kadar zor olur, bir düşünsene.
Burası banka yahu, parlak şeyleri sürekli görüyorum! Ancak... Yengeçler arasında Su Altı Mağarası'nda birkaç Pasparlak taş olduğuna dair bir laf dönüyor. Muhtemelen nerede gördüklerini bulabilmek için Volkanik taş madenciliği yapıp yolu açmak gerekir.
Enkaz dalışı yapmayı mutlaka denemelisin! Geçenlerde oraya gidip Dingılmingıl bulmuştuk, belki başka bir tane daha bulursun!
Daha karanlık mağaralar.
Su Altı Mağarası gibi karanlık yerlerde zorluk mu çekiyorsun? Olur da yapabilirsen, Mağara dalgıçlığı sırasında unutulmuş bir Fosforlu çubuk bulabileceğini duymuştum. Hatta talih yüzüne gülerse eski deniz kralları tarafından kaybedildiği söylenen meşhur bir Antik üçlü mızrak bile bulabilirsin.
Mağara haritası.
Su Altı Mağarası için Su altı haritası mı? Dediklerine göre Altakıntı öyle bir şey satıyormuş, yani biz Sirentiyalılarla biraz sıkı fıkı olmalısın. Herhalde haritayı Su altı mağarası keşfi için istiyorsundur? Meçhule doğru karanlık bir yolculuk olacağa benziyor.
Evet, bazılarımız Mercan kereste elde etmek için Su Yosunu Ormanı'nda Mercan kesimi yaparız. Başka kurutulmuş malzemelerle birleştirerek birçok kullanışlı alet üretebileceğin herkesçe bilinir, özellikle buradaki Gelgit Atölyesi sayesinde.
Uzun zaman önce, buradaki bir korsanın değer verebileceği onca şey dururken çok kıymetli bir Toprak kavanozu varmış. Seller sırasında kuzeyde kaybolduğundan belki de Taşkınlı tarla karıştırma yaparak bulunabilir.
Kıyıdaki parıltı.
Güneydeki kıyıda bulabileceğin en acayip şey bir Delikli parlak uçandisk olsa gerek. Bunlardan bahseden eskiler, yüzeyinin ışığı nasıl da kırdığını anlatıp dururlardı.
Yerinde olsam Wrentmark'a güneydoğudaki yoldan gitmeyi aklımdan bile geçirmezdim. Yanında bir deve yoksa sert çöl koşullarını aşman mümkün değil. Şansın varsa belki kuzeydeki Muhaliç'te olduğunu duyduğumuz şu güzel hayvan barınağından bir tane edinebilirsin.
Ağ eksikliği.
Bazen keşke benim de savaş her şeyi yakıp yıkmadan önceki günlerde yaşayan insanlarınki gibi bir Yusufçuk yakalama ağım olsaydı diyorum. O eski insanlar Yusufçuk yakalama yaptıktan sonra ağlarını ortalıkta bırakırlarmış. Olur da bir tane bulursam buradan gitmek için bir bahane de bulmuş olurum.
Boynuzlu dehşet.
İnsanlar bazen aptallık ederek Gözleyen Porsuk Ormanı'na tek başlarına gidiyor. Genellikle geri de dönmüyorlar, Seri görüş gözlüğü takıyor olsalar bile. Oralarda şişlenmeden Tekboynuz avına çıkmaya devam etmek istiyorlarsa yanlarına birilerini alarak gitmeleri hayati önem taşıyor.
Çon nadir görülür ancak Karasu Düzlükleri'ndeki insanlar orada Parlak zümrüt yusufçuk gördüklerini anlatıyorlar. Göz alıcı renkleri onu bulan herkesin kesinlikle hayatını aydınlatır!
File modası.
Bir zaman önce, Kildom Yolu'ndan gelen birisinden müthiş bir hikaye dinlemiştim. En sevdikleri File tişörtlerini dalgalara kaptırmışlar. Asıl olay şu ki: Belki başka birisi bulur da giyer diye pek bir heyecanlanmışlar. Ne kadar da güzel!
Kayıp Ruhlar Tedariki dükkanında buraların meşhur bir eşyası bulunur: Boğulmuşlar ruhsatı. Dediklerine göre öyle sıra dışı bir enerjisi varmış ki ruhani bariyerin güneyinden geçebilmeyi sağlarmış!
Tele takılan balık.
Tufandan çok önce insanların yakaladıklarını Balıkçı teli kullanarak dizdiğini anlatırlar. Şimdilerde onlardan bulabilmek için Sulak Tendon Ovası'ndaki eski yerlerde olta sallaman gerekiyor.
Küllerin Tacı'nın enginliğinde bulunabilecek pek çok nadir şey vardır. O şeylerden birinin çok nadir bir Gül kuvars olduğunu söylerler. Kristal kömürlerin arasında bir tanesine rast gelenler gözlerini ondan alamazlarmış.
Hiç böylesine güzel bir bot görmüş müydün? Kuş tüyü bottan söz ediyorum elbette! Buralara bunlardan getireceklerdi ancak duyduğuma göre nakliye gemileri Kildom Yolu taraflarında batmış. Ne yazık.
Buralarda İkunoktasıfur adlı nadir bir yaratık dolanır. Bazen kaktüslerin arkasında hızlıca hareket ederken göz ucuyla yakaladığımız oluyor. Ama öyle uzak oluyor ki tam şeklini seçemiyoruz. En iyi seçeneğimiz ardında bıraktığı bir Bulgu edinebilmek olurdu. İkunoktasıfur avına çıkınca her ne bulabilirsen mutlaka getir bana.
Eşsiz keşifler.
Çölün bu taraflarında pek çok eşsiz eşya yatar. Eminim koleksiyoncular neler bulabileceklerini bilseler akın akın buraya gelirlerdi. Neyse ki yüksek sıcaklık ve seraplar o haşerelerin çoğunu bizden uzak tutuyor. Bu sayede çölde kaybolan insan sayısı da düşük kalıyor. Eğer İkunoktasıfur avına çıkarsan, bulabildiğin şeyler sende kalabilir.